"Avrupa'nın ilk ebru evi açıldı"
Türkiye dışındaki ilk ebru evi Hollanda`nın Rotterdam kentinde hizmete girdi. Dr. Mehmet Refii Kileci`nin gayretleri sonucunda, İslam sanatları alanında çalışmalar yapan Rumi Sanat Enstitüsü bünyesinde faaliyete başlayan ebru evi, aynı zamanda bir okul işlevi de görecek.
2000 yılından bu yana Hollanda`da yaşayan ve akademik kimliğinin yanı sıra sanatçı yönü de bilinen Dr. Kileci, büyük üstadlardan öğrendiği ebruyu hem Avrupalılara hem de burada yaşayan Türklere öğretme azminde. Aynı zamanda Avrupa İslam Üniversitesi`nde öğretim görevlisi olarak da çalışan Kileci, ebruya son dönemlerde büyük bir ilginin olduğunu ve bu ilgi sonucunda burayı açmaya karar verdiğini dile getirdi. İslami sanat dallarından olan hat ve tezhip ile ilgili çalışmaların da yer alacağı kurumda ağırlık daha çok ebruya verilecek.
Hollanda`daki ebru evini ön plana çıkaran en önemli özellik ise, unutulmaya yüz tutan bu sanat dalının eli ayağı düzgün bir mekanda ircaa ediliyor oluşu. Bırakın Avrupa`yı ve diğer kıtaları, anavatanı sayılan İstanbul`da bile böylesi bir merkez yok. Dr. Kileci`nin deyimiyle İstanbul`da var olan ve bir elin beş parmağını geçmeyen ebru evleri ise, daha çok piyasa mantığıyla hareket eden uyduruktan mekanlar: `Hikmet Barutçugil gibi üstadların merkezlerini dışarıda tutarsak Sultanahmet ve civarında bulunan ebru evlerinde gerçekten dişe dokunur bir şey yapılmıyor. Abartmıyorum uyduruktan yerler.`
1977 yılından Hollanda`ya geldiği döneme kadar daha çok bir nevi hobi olarak yaptığı ebrunun, bu ülkede gerek gösterilen yüksek ilgi gerekse de var olan boşluktan dolayı zamanla ana uğraşı haline geldiğini belirten Dr. Kileci, Avrupalıların bu sanata olan ilgilerinin kendisini heyecanlandırdığını söylüyor. Düzenli olarak Hollanda`nın belirli şehirlerinde kurslar veren ve bunun yanı sıra bir çok sergi de açan Mehmet Refii Kileci, Hollanda dışından uzak kıtalardan da kendisine teklifler geldiğini söylüyor.
Başta Amerika olmak üzere Güney Amerika ülkeleri ve hatta Avustralya`da bile ebru çalışmaları yapıp, kısa süreli sergiler açan Kileci, `İslam ile özdeşleşen bu sanat dalına Türkiye`de gösterilmeyen ilginin Avrupa da gösteriliyor oluşu, beni hem mutlu ediyor hem de üzüyor. Mutlu ediyor, çünkü bu yolla hem İslam`ı hem de kültürümüzü tanıtıyoruz. Üzüyor, çünkü insan aynı ilginin insanlarımız tarafından da verilmesini istiyor.` değerlendirmesinde bulunuyor.
Ebrunun son derce ağır ve de zaman isteyen bir sanat dalı olduğunu da anımsatan Dr. Kileci, bu yüzden daha çok Hollanda`ya ve ebru evine odaklanmak amacında. Haftanın belirli günlerinde kursa veren Dr. Kileci, aynı zamanda yaptığı özgün çalışmaları da profesyonel tarzda pazarlamak isteğinde. Rumi Sanat Enstitüsü`nü Avrupa`daki İslam Sanatları Merkezi haline getirmek istediğini de kaydeden Kileci, zamanla bu binanın da dar gelebileceğini aktarıyor: `Dediğim gibi amacım, İslam sanatlarını tanıtmak. Şu anda yalnız başınayım. Yetişmek zor oluyor her yere. Bu yüzden çoğu tekliflere de olumsuz cevap vermek zorunda kalıyorum. Ama belki zamanla birkaç kişi yetiştirebilirsek daha rahatlarız. Bazı bölgelerde o arkadaşlar biz de burada daha rahat yapabiliriz. Hollanda`nın her şehrine bir iki elemen yetiştirsek çok iyi olacak.`
Kaynak: CİHAN
|